Aykırı Düşünce Nedir? Kendinle Dalga Geçmenin Sanatı
İzmir’de bir akşam arkadaşlarla buluşmuşuz, eğlenceli bir ortam, bolca kahkaha… Tabii, arada ben yine laf kalabalığı yapıyorum, espri yapıyorum, herkesin neşesiyle mutlu oluyorum. Ama bir yandan da kafamda sürekli bir soru dönüp duruyor: “Aykırı düşünce nedir?” Hani bazen arkadaşların söylediklerine ya da toplumun kabul ettiği fikirlere karşı durduğumda, “Bunda bir gariplik yok mu?” diye düşünüyorum. Ama sonra, “Yok, ya! Bunu kimse bilmez, bir de ben söyleyeyim de ne olur?” diye kendimi zorluyorum. İşte, tam o an bir “aykırı düşünce”nin tohumları atılmış oluyor. Hadi gelin, bu “aykırı düşünce” meselesini biraz eğlenceli bir şekilde çözelim.
Aykırı Düşünce: Toplumun Kuralına Karşı Bir Adım
Öncelikle, aykırı düşünce nedir? “Aykırı düşünce” aslında, toplumun geneline ters bir görüş, farklı bir bakış açısı ya da çoğunluğun kabul etmediği bir fikir olarak tanımlanabilir. Ama tabii, işin içinde bir miktar da eğlence ve kafa karışıklığı var. Örneğin, geçen gün akşam arkadaşlar yemek yerken, bir arkadaşım bana dedi ki: “Valla ben asla pizza yemek istemiyorum.” Benim cevabım? “Ya ama pizza, hayatın anlamı ya! Şu an dünya üzerinde pizza yemeyen tek kişi sen misin? Hadi ama, bir kere de rahatla, pizza hepimizi birleştirir!” Aslında ne dediğimi ben de bilmiyorum, ama bu tamamen aykırı bir düşünceydi, değil mi? Pizza herkesin kabul ettiği bir şeyken, sen “hayır, ben istemiyorum” diyorsan, işte tam da bu aykırılık.
Benim Aykırı Düşünce Hikayem: Kahve Mi? Çay Mı?
Şimdi, her şeyin akışında bir değişim, bir taze bakış açısı, bir yenilik arıyorum, farkında olmadan aykırı düşünceye bir adım daha atıyorum. Geçen gün kafede otururken, arkadaşım “Kahve içelim mi?” dedi. Ben de anında “Hayır” dedim. “Çay içeceğiz, başka bir şey yok!” dedim. “Yani, kahve çok normal, çok sıradan. Bir de çay var. Çay da başka bir boyut, anladın mı? Kahveyle bir bağımız olabilir ama çay bambaşka.” Tabii, herkes bakakaldı. Bütün kafe ortamında, kahve içmek o kadar yaygın ki, bana çay demek adeta bir isyan gibiydi. Ama ben öyle dedim. Neden mi? Çünkü bazen çok normal görünen şeylerin tam tersini düşünmek gerekiyor. Aykırı düşünmek, normal olanı sorgulamak, her zaman başka bir perspektife bakabilmek demek. Bu da bana göre önemli bir şey.
Aykırı Düşüncenin Gizemi: Toplum Ne Dedi?
Ve sonra bu hikayeyi düşündüm, herkesin bir şekilde “normal” dediği şeylere karşı duran, onlarla dalga geçen bir “aykırı düşünce”m olduğunu fark ettim. Yani, burada amacım dünyayı değiştirmek falan değil, tabii ki de değil. Ama düşündüğümde, hepimizin içinde bir “aykırı düşünce” var. Benimki de çoğunlukla, her şeyin tam tersine gitmek! Bu, bazen şehri terk etmek, bazen hayatı daha sade yaşamak, bazen de bildiğimiz kalıplardan çıkmak. Aykırı düşünce, aslında küçük bir isyan gibidir, o an herkes ne diyorsa, sen onun tam tersini düşünüyorsundur. “Ya şöyle olsa?” diye sorgulamaktır.
Aykırı Düşünce: Bazen Düşünmeden Yapmak
Aslında bazen aykırı düşünce sadece düşünmekle sınırlı kalmıyor. Düşünmeden yapmak da bir tür aykırılık bence. Hani herkesin bir planı var, bir amacı, hedefi… Ama bir gün kalkıp, hiçbir şey düşünmeden, “Bunu yapıyorum” demek, bir nevi aykırı düşüncenin pratiğe dökülmüş hali. Örneğin, geçenlerde arkadaşlarımla hafta sonu tatili planı yapıyorduk. Herkes bir yerlere gitmek istiyor, ben de dedim ki, “Bir an önce gidelim, ama nereye? Oraya buraya değil, kendi evime gitmek istiyorum.” Tabii, hepimiz şaşırdık. O an birdenbire herkesin “Hadi ya, nasıl yani?” diye sorması üzerine, “Ya biraz da spontane olalım, her şey önceden planlı gitmek zorunda değil!” dedim. Bazen her şeyin planlı olması gerekmiyor, değil mi? Aykırı düşünce burada devreye giriyor: Planlı ve düzenli değil, biraz da çılgınca bir şey yapmak, anı yakalamak.
Aykırı Düşünce: Kendi Kendine Sorgulamak
Ve işte, biraz durup düşündüğümde, “Aykırı düşünce nedir?” sorusu aslında kendime sorabileceğim bir şey haline geliyor. Yani, bazen hayatı gereksiz ciddiye alıyorum, bazen de her şeyin çok düz olduğunu düşünüyorum. Ve sonra, “Neden normal olayları sorgulamıyorum? Neden her zaman hep başkalarının düşündüğü gibi düşünüyorum?” diye içimden bir ses geliyor. Aykırı düşünmek, bir noktada sadece başkalarına karşı durmak değil, kendi içimdeki sınırları da sorgulamak demek. Kendi içimdeki kalıplara da bir isyan.
Sonuç: Aykırı Düşünmek, Sadece Bir Başka Bakış Açısıdır
Sonuçta, aykırı düşünce nedir? Bence, çoğu zaman bir tür başkaldırı değil, sadece farklı bir bakış açısına sahip olmaktır. Herkes pizza yerken, sen çay içmeyi tercih edebilirsin. Ya da herkes düz bir yol takip ederken, sen biraz kenara kayıp farklı bir rota çizebilirsin. Aykırı düşünce, bazen başkalarının ne düşündüğüne aldırmadan, sadece “Ben böyle düşünüyorum” diyebilmek demek. Sonuçta, hayat zaten çok kısa ve genellikle fazla ciddiye alıyoruz. O yüzden bazen aykırı düşünmek, sadece gülüp geçmek ve dünyayı biraz da olsa hafife almak anlamına geliyor. Öyle değil mi?