İçeriğe geç

Kermesi nedir ?

Kermesi Nedir? Bir Kayseri Gününden Hatırladıklarım

Yavaşça Akan Bir Günün Hikayesi

Bir sabah uyandım, pencereyi açıp derin bir nefes aldım. Kayseri’nin sabah havası her zaman bir başka güzel, ama o sabah, biraz da eksik hissediyordum kendimi. Kalbim, belki de çok fazla düşündüğümden, biraz sıkışmış gibiydi. Günün başlaması gerekiyordu ama sanki her şeyin çok geç olacağı hissi vardı içimde. O gün, kermesi nedir sorusunun cevabını bulacağım bir gündü.

Hayatımda pek çok an var ki, unutulmaz diyebilirim. Ama kermesi nedir, Kayseri’nin derin köklerinden gelen bir gelenek, gerçekten başka bir anı olarak kalmıştı zihnimde. Kermesi, aslında bir çeşit yardım etkinliği. Fakat burada işler o kadar basit değil; o kadar derin, o kadar insana dokunan bir yan var ki, bunları bir gün yazmalıyım diye düşünerek giyindim ve dışarı adım attım.

Kermesin Ortasında Bir Adım

O sabah, kaybolan bir şeyin peşindeydim, ama neydi o? Bir anlam arayışı mıydı yoksa geçmişe duyduğum özlem mi? Kayseri’deki kermeslerin bazısı, çocukluk yıllarımdan hafızama kazınmış sahneleri anımsatıyordu. Çocuklar, el birliğiyle kurulan tezgâhlarda el yapımı ürünler satarlardı; anneler, babalar gönüllü olarak çalışır, para toplanır, sonra o paralar ihtiyaç sahiplerine dağıtılırdı. Kermes, sanki bir topluluğun, yavaşça ama güçlü bir şekilde birleşmesiydi.

Ama o sabah, kermeste ilk kez yalnızdım. Kayseri’nin o eski mahallelerinde bir araya gelen insanlar, her biri farklı bir hikaye taşıyan yüzlerle birlikte, bir tür iyilik yarışına girmişti. “Nasılsın?” sorusunun samimi bir anlamı vardı burada, “İyi misin?” demek, belki de sormaktan çok daha fazlasıydı.

Bir Şeylerin Kaybolduğunu Hissettim

O kermeste zamanla bir değişim olduğunu fark ettim. Daha önce sadece yardım etmenin ya da alışveriş yapmanın anlamlı olduğu bir yerdi burası, ama şimdi her şey çok farklıydı. Zeytinli bir kek almak için sırada beklerken, bir an için kaybolduğumuzu düşündüm. Çevremdeki insanların gülüşleri, belki de çocukluk yıllarımda olduğu gibi çok tanıdık gelmedi. Bir şey eksikti. İnsanlar birbirleriyle daha az göz teması kuruyor, daha az konuşuyorlardı. Sanki bir parça gerçeklik kaybolmuş gibiydi. Bir an gözlerim doldu, o an kermesin bir kısmını kaybetmiş gibi hissettim.

Kermesin Gerçek Yüzü

Ama sonra, o bir tek an vardı; bir kadın, belki de ellili yaşlarının başında, küçük bir tezgâhın arkasında tek başına oturuyordu. Gözleri, yılların yükünü taşıyor gibiydi ama her şeyin ötesinde bir sevgi vardı o bakışlarında. Sadece bana bakarak, ellerindeki ürünü tanıttı ve bir çocuk şarkısı mırıldandı. Sanki yıllar önce duyduğum bir melodiydi. O an, aslında her şeyin hâlâ gerçek olduğunu fark ettim. O kadın, bana “Kermes, bir arada olmanın gücüdür” diyordu. O anı hiç unutmamalıydım.

Bazen, hayatta kaybolan şeyler vardır; bazen zamanla değişir insanlar. Ama kermesin, aslında bir duygu olduğunu, bir tür insanlık hali olduğunu fark ettim. Bunu anlamak, bana bir umut verdi. Evet, kermes dediğimiz şey bazen basit bir etkinlik gibi görünebilir, ama o aslında o kadar derin, o kadar insana dokunan bir anlam taşır ki, insan orada neyi kaybettiğini anlamaz, ancak sonra fark eder.

Sonuçta

O kermeste, o kadının bana verdiği dersle birlikte Kayseri’nin o eski havasını, yardımlaşmanın, birlikte olmanın anlamını bir kez daha hatırladım. Kermes, sadece para toplamak, ürün satmak değildir; kermes, bir arada olmanın, birlikte büyümenin, sevginin gücünü simgeler. İçimde bir yerlerde, kaybolan şeylerin yerine umut doğmuştu. O kadın, o eski mahalle, kermes, tüm bunlar bana gerçek insan olmanın ne demek olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Kayseri’deki kermes, her zaman o eski sıcaklığını kaybetmeyecek; çünkü aslında gerçek olan, sadece bir gülümseme, bir bakış ve yardımlaşma duygusudur. O gün, kermesin ne olduğunu öğrenmiş oldum: Kermes, insan kalabilmenin en saf halidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet güncel giriş adresivdcasinobetexper giriş