Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Mekânın Eğitici Dili Bir eğitimci olarak her gün şunu yeniden hatırlıyorum: Öğrenme, sadece bilgi edinme değil, dönüşme sürecidir. Bir sınıfın, bir atölyenin ya da bir evin içindeki her detay; ışığın yönünden, zemin dokusuna kadar, öğrenme biçimimizi etkiler. Mekân, tıpkı bir öğretmen gibi konuşur — sessiz ama güçlü bir dil kullanır. İşte bu noktada, ahşap görünümlü seramik gibi materyaller, mekânın eğitici gücünü destekleyen sessiz aktörler hâline gelir. Peki, bu malzeme neden bu kadar önemli ve nerelerde kullanılabilir? Ahşap Görünümlü Seramik: Estetik ile Pedagojinin Buluştuğu Nokta Ahşap, doğallığıyla insan ruhuna huzur veren bir malzemedir. Ancak zamanla yıpranması, bakım…
Yorum BırakYazar: admin
Kubbeyi İlk Kim Yaptı? Edebiyatın Gök Kubbesi Üzerine Bir Düşünce Kelimelerin gücüne inanan bir yazar olarak, her metni bir kubbe gibi görürüm. Kelimeler, taş taş üstüne konan birer yapı malzemesidir; cümleler o taşların arasındaki harç, duygular ise kubbenin altında yankılanan sestir. Edebiyat, insanın kendi iç dünyasını gökyüzüne açma çabasıdır; tıpkı kubbenin göğe açılan mimari bir dua oluşu gibi. Peki, bu kutsal biçimi kim ilk kez kurdu? “Kubbeyi ilk kim yaptı?” sorusu, yalnızca bir tarihsel merak değil, aynı zamanda bir anlam arayışının başlangıcıdır. Kubbenin Doğuşu: Taştan Değil, Anlamdan Bir Yapı Kubbeyi ilk kim yaptı? sorusuna yüzeysel bir yanıt mimarların tarihiyle verilebilir:…
Yorum BırakKaybedilen Toprakları Geri Alma Umudu: Ekonomik Perspektiften Bir Analiz Ekonomi, sınırlı kaynaklar ve bu kaynakların nasıl tahsis edileceği üzerine kuruludur. Her birey, toplum ve ülke, kararlar almak zorundadır; bu kararlar, sınırlı kaynakları nasıl kullanacakları ve nasıl bir gelecek inşa edeceklerine dair seçimleri içerir. Kaybedilen toprakları geri alma umudu da, aslında, bir ekonomi problemidir. Her ülkenin, sahip olduğu toprakların ekonomik ve stratejik değerini göz önünde bulundurarak verdiği kararlar, nihayetinde toplumun refahını etkiler. Ancak, kaybedilen toprakları geri almak gibi bir hedefin ekonomik maliyetleri ve potansiyel kazançları nedir? Bu yazıda, kaybedilen toprakları geri alma umudunun ekonomisini, piyasa dinamikleri ve bireysel kararlar çerçevesinde analiz…
Yorum BırakGönül Borcu Nedir Bulmaca? Bir Psikoloğun Zihninden Duygusal Bir Analiz Meraklı Bir Psikoloğun Gözünden Başlangıç İnsan davranışlarını anlamaya çalışan biri olarak, bazen kelimelerle örülü küçük bulmacalar karşıma çıkar: “Gönül borcu nedir?” Bu ifade, bir bulmaca sorusunun ötesinde, insan ruhunun derin katmanlarında yankılanan bir duygusal kavram gibidir. “Borç” kelimesi genellikle ekonomik ya da maddi bir yükümlülüğü çağrıştırsa da, “gönül borcu” daha farklı bir anlam taşır — duygusal bir sorumluluk, içsel bir bağlılık ya da bazen sessiz bir teşekkürdür. Psikolojinin merceğinden baktığımızda bu kavram, insanın hem bilişsel hem duygusal hem de sosyal yönlerini aynı anda yansıtan çok katmanlı bir yapı sunar. Bilişsel…
Yorum BırakGömme Yemeği: Toplumsal Bir Ritüelin Sosyolojik Anatomisi Bir köy evinde, kalabalığın arasında sessizce gözlem yaparken fark ettim; sofranın başında oturan erkekler konuşuyor, kadınlar ise yemekleri getirip götürüyor, sessiz ama belirgin bir düzen içinde hareket ediyordu. Bu sahne, “gömme yemeği” denen geleneğin sadece bir yemek ritüeli olmadığını; aksine, toplumsal yapının, cinsiyet rollerinin ve kültürel değerlerin ete kemiğe büründüğü bir alan olduğunu gösteriyordu. Gömme Yemeği Nedir? Gömme yemeği, genellikle bir ölüm sonrası düzenlenen ve yas tutan aileye destek olmak, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı görünür kılmak amacıyla yapılan geleneksel bir yemek törenidir. Adını, “gömme” eyleminden, yani cenazenin defnedilmesinden alır. Bu yemek, Anadolu’nun birçok…
Yorum BırakHapşırma mı Hapşırma mı? Dil, Mizah ve Burun Tepkilerinin Savaşı Hepimizin başına gelmiştir: Bir kelimeyi o kadar çok tekrarlarsınız ki bir süre sonra kulağınıza garip gelmeye başlar. “Hapşırma” da tam olarak öyle bir kelime. Hele bunu iki kere yan yana görünce — hapşırma mı hapşırma mı? — insanın kafası karışıyor. Hani, sanki birisi uyarıyor: “Hapşırma!” diğeri de inatla diyor: “Ama hapşırma yani, sonuçta doğal bir şey!” İşte bu yazıda, burnumuzun en dürüst tepkisini biraz mizahla, biraz dil bilimiyle, biraz da toplumsal rollere dokunarak masaya yatırıyoruz. — Bir Kelimenin Felsefi Boyutu: Hapşırmak mı, Hapşırmamak mı? Hapşırmak doğanın komik bir şakası gibidir.…
Yorum BırakGelire Bağlı Olan Tüketime Ne Ad Verilir? Bilimsel Merakla Bir Ekonomi Yolculuğu Ekonomi bazen karmaşık denklemler, bazen de günlük hayatın en basit davranışlarında gizlidir. Örneğin, maaşınız arttığında daha fazla dışarıda yemek yiyor ya da tatile çıkıyorsanız, farkında olmadan ekonominin temel kavramlarından birini yaşıyorsunuz: gelire bağlı tüketim. Peki bu davranışın bilimsel adı ne? Hangi faktörler bu tüketimi şekillendiriyor ve bizi nasıl etkiliyor? Gelin, bu konuyu bilimsel bir merakla ama herkesin anlayacağı bir dille inceleyelim. Gelire Bağlı Tüketim Nedir? Gelire bağlı olan tüketime “marjinal tüketim eğilimi” veya daha genel bir ifadeyle “gelire duyarlı tüketim” denir. Basitçe söylemek gerekirse, gelirdeki artış veya azalışın…
Yorum BırakGivik Ne Demek? Bir Tarihçinin Perspektifinden Anlamı ve Toplumsal Dönüşümler Geçmişi Anlamaya ve Günümüzle Bağ Kurmaya Çalışan Bir Tarihçinin Girişi Bir tarihçi olarak, dilin evrimi her zaman ilgi alanımın merkezinde yer alır. Çünkü dil, toplumların düşünce biçimlerini, kültürlerini ve toplumsal yapılarındaki değişimleri yansıtan bir aynadır. “Givik” gibi eski ve bazen unutulmuş kelimeler, bu evrimin önemli parçalarını temsil eder. Ancak, bir kelimenin zaman içindeki yolculuğu sadece anlam değişiklikleriyle sınırlı değildir; bu kelimenin etrafında şekillenen sosyal yapılar, değerler ve tarihsel kırılmalar da bizim için büyük birer anlam taşır. “Givik” kelimesi, halk arasında zaman zaman duyduğumuz ancak derinlemesine sorgulamadığımız bir terimdir. Peki, “givik”…
Yorum BırakGirift Ne Demek? Coğrafyada Girift Kavramının Antropolojik İncelemesi Bir Antropoloğun Dünyaya Bakışı: Kültürlerin Çeşitliliği ve Girift Antropologlar, farklı kültürlerin yaşantısını, düşünsel yapısını, ritüellerini ve sosyal organizasyonlarını derinlemesine keşfetmeye adanmışlardır. Kültürler arasındaki çeşitlilik, insanlığın kimliğini şekillendiren en önemli unsurlardan biridir. Ancak, bu çeşitlilik sadece dil, gelenek veya yaşam tarzı gibi yüzeysel unsurlarla sınırlı değildir; aynı zamanda coğrafi ve toplumsal yapıları da etkiler. “Girift” kelimesi, coğrafya ile bağlantılı olarak ilginç bir derinliğe sahiptir. Bu kavramı yalnızca bir yer şekli olarak değil, aynı zamanda kültürlerin birleştiği, etkileştiği ve bazen karmaşık hale geldiği bir zemin olarak ele alacağız. Girift Nedir? Coğrafyada ve Kültürlerde Derinlik…
Yorum BırakHer Şeye Şükretmek Doğru mu? Bazı insanlar, hayatın karmaşasında bir mottoya sığınır: “Her şeye şükret.” Bu cümle kulağa huzur verici gelir; sanki tüm dertleri yumuşatacak, yaşananı anlamlı kılacak bir formül gibidir. Ama gerçekten öyle mi? Her şeye şükretmek, bilinçli bir farkındalık mı, yoksa adaletsizliklere karşı bir suskunluk biçimi mi? Ben bu yazıda, bu soruya hem içten bir kalple hem de eleştirel bir gözle yaklaşmak istiyorum. Çünkü şükür, sadece bir kelime değil — bir duruş, bir bakış, bazen de bir direnç biçimi. Kısa özet: Her şeye şükretmek, kör bir kabulleniş değil, bilinçli bir farkındalıkla yaşamın anlamını yeniden okumaktır. Fakat bu farkındalık,…
Yorum Bırak