Bir Belgisiz Sıfat mı Sayı Sıfatı mı? Bir Yaz Gününde Kaybolan Zaman
—
Kayseri’de, küçük bir kafede oturuyorum. Camdan dışarı bakarken, yazın sıcak güneşi pencereden içeri süzüldü. O an, kafamda bir soru dönüp duruyor: Bir belgisiz sıfat mı sayı sıfatı mı? Bu yazı yazarken böyle bir soru kafama takılıyor. Ama bu sadece bir dil bilgisi sorusu değil. İçinde kaybolduğum bir sorunun simgesi, her şeyin yerli yerine oturmadığı, çözülmemiş bir düğümün resmidir. Bazen dil, hayatı olduğu gibi yansıtır; karmaşık, belirsiz ve başını sonunu bulmak zor.
Ve o soruya dönersek, Bir belgisiz sıfat mı sayı sıfatı mı? Aslında, bu soruyla mücadele ettiğim bir yazın akşamında yaşadığım bir duyguyu anlatmanın tam zamanıdır. Yazımın bir kısmı belki de seninle ilgili. Hani belgisiz sıfat gibi bazen belirsiz kalır insanın ruh hali, hani sayı sıfatı gibi belli ve net olması beklenen durumlar vardır.
—
O Anı Hatırlıyorum: O Sorunun İlk Düğümü
Daha birkaç hafta önce, Kayseri’nin sakin bir akşamında, sabah güneşinin verdiği o huzurlu duyguyla, dışarıda arkadaşım Kaan ile yürüyorduk. Biraz o anda nehir gibi akan zamanın kıyısında duruyorduk. Kaan’ın gözleri her zaman parlak olurdu, bir şeyin peşinden giderken en derin kaygılarını da yansıtırdı. O gün, bir sınav sonrası derin bir sessizlik vardı aramızda. Kaygılarını konuşmadık; belki de konuşamadık. İkimizin içinde bir boşluk vardı ama kimse sesini çıkarmadı.
Sonra birden, Kaan bana dönüp, “Yani, bak, hayat ya sayı sıfatıdır ya da belgisiz sıfat. Ya net ve kesindir, ya da içi boş, anlamı zor bir şey olur,” dedi.
O an, aslında hayatla ilgili konuştuğumuzu fark ettim. Kaan, belki de o anda benimle bir dil bilgisi kuralını değil, ama bir hayat kuralını tartışıyordu. Onun bana söylediği bu cümle, sadece dil bilgisi sorusunun ötesine geçiyordu. O anda şunu hissettim: Hayat ya çok belirgindir, her şey kesin ve düzenli bir şekilde sıralanmıştır, ya da belirsiz, bulanık bir yerde kaybolur, tıpkı belgisiz sıfat gibi…
O an içimden bir yerlerde bir soru belirdi. Ben hangi gruptaydım? Sayı sıfatı gibi belli, net mi olmalıydım? Yoksa belgisiz sıfat gibi her şeyin içinde kaybolan bir varlık mıydım?
—
Hayal Kırıklığı ve Belirsizlik
Bir hafta sonra, o sabah Kaan ile aramızda geçen sohbetin yankısı hala kulaklarımdaydı. Ancak o gün, hayatımda yaşadığım bir durum, o konuşmayı başka bir bakış açısıyla görmemi sağladı. Kaan’ın yaşadığı belirsizlikler, hayatta her şeyin her zaman bir arada olamayacağını kabul etmemi sağlamıştı.
O sabah, Kayseri’de evin yakınlarında yürürken, kafamda bambaşka bir soru vardı: Evet, o kadar belirsiz olmak, o kadar “belgisiz sıfat” gibi hissetmek ne kadar doğru? Hangi tarafta olmak gerek? Kaan’la buluşacağımız bir kafeye doğru yürüyordum. Elimde bir kitap vardı, aslında kitapla ilgili bir yazı yazmaya karar vermiştim. Ama her şey birbirine karıştı, kelimeler birbirini takip etmedi. O an, hiçbir şeyin kesin olamayacağını fark ettim. Hayat aslında o kadar düzensizdi ki, bazen bu kaos içinde kendi anlamını bulmaya çalışmak bile zordu.
Kaan’ı beklerken gözlerim dışarıda, Kayseri’nin o rahatlatıcı havasına kaydı. Çevremdeki dünyadan tamamen uzaklaşmıştım. Ve içimde bir his vardı, sanki her şey doğru değildi. Kendimi o kadar belirsiz hissediyordum ki, yazmaya başladığım şeyin bile bir anlamı yok gibiydi. Bir belgisiz sıfat gibi, ne olduğunu anlayamıyordum. Yani, bazen de tüm çabalarımı kaybetmiş gibi hissediyordum.
—
Heyecan ve Umut: Sayı Sıfatının Netliği
Biraz bekledikten sonra, Kaan yanımda belirdi. Yavaşça oturduk, kahvelerimizi sipariş ettik ve aramızda o eski rahat sohbet başladı. Ama ben hala kafamdaki o soruyla mücadele ediyordum: Bir belgisiz sıfat mı sayı sıfatı mı?
Kaan, gözlerinde o eski parlaklıkla bana dönüp, “Bunu sana sordum çünkü ben de hep o belirsizlik içinde kayboluyorum. Ama bazen, biraz netlik olması gerekiyor, ya da her şeyin net olması gerektiğini düşündüm,” dedi. O an, Kaan’ın söyledikleriyle, aslında o kadar bağ kurdum ki. Evet, bazen sayı sıfatı gibi olmalıyız. Hayat bize verdiği zaman içinde belli bir yön belirlemeli. Net ve keskin olmalıyız. Ama bazen de belgisiz sıfat gibi, hayatta karşımıza çıkan her duruma göre şekillenmeliyiz. Her şeyin net olamayacağı, bazen belirsizliğin de hayatın bir parçası olduğunu kabul etmeliyiz.
Ve evet, o gün fark ettim. Sayı sıfatı gibi belirgin olmak iyi olabilir, ama bazen belgisiz sıfat gibi olmanın da bir yeri var. Zamanın, duyguların, belirsizliğin içinde kaybolmanın da bir anlamı var. Herkes, bazen o karmaşanın içinde kaybolabilir. Belki de bu, hayatın aslında bizim düşündüğümüz kadar kesin olmadığı gerçeğiyle barışmamız gerektiği anlamına geliyordu.
—
Hayatın Dil Bilgisi: Belgisiz ve Sayılı
Şimdi, bu yazıyı bitirirken, belki de gerçekten Bir belgisiz sıfat mı sayı sıfatı mı? sorusu hiçbir zaman netleşmeyecek. Belki de hayat her zaman bu kadar karmaşık ve belirsiz olacak. Kim bilir? Ama bugün anladım ki, hayatın anlamını bulmak bazen hiç kolay değil. Belki de sorunun cevabı, bir yandan net olmaya çalışırken, bir yandan da belirsizlikle yüzleşmekte gizlidir. Ve bu kabul, bir gün huzuru bulmamı sağlayacak.
Çünkü hayat, sayı sıfatı gibi net olduğunda iyi, belgisiz sıfat gibi kaybolduğunda da anlam kazanır. Her şeyin içinde kaybolduğum o an, belki de beni en çok ben yapan şeydi.